1)Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık ... ile mağdur ... arasında yaşanan tartışmada ilk haksız hareketin kimden geldiği hususunda her iki tarafın da karşılıklı olarak birbirlerini suçlamaları, olayı gören herhangi bir tanığın bulunmaması ve bozma üzerine kurulan hükümde CMUK"nun 326/son maddesinin de uygulanmış olması karşısında; sanık hakkında mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde haksız tahrik hükümleri uygulanırken "sanığın katılanın haksız tahriki sonucu eylemi işlemiş olduğu" şeklindeki soyut gerekçe ile yetinilmiş olması hususu bozma nedeni yapılmamıştır. 2)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ..."un mağdur ..."a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, kusurluluğu etkileyen sebeplerden haksız tahrikin nitelik ve derecesi ile takdiri indirim sebebi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine kurulan hükümde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ve müdafiinin eksik incelemeye, meşru savunmaya, teşdide, haksız tahrikin derecesine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. ve 2015/85 K. sayılı kararı ile TCK"nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında mahkemenin bu ../.. S/2
madde ile yaptığı uygulama kanuna aykırı ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, CMUK"nun 322. maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının mahsus bölümünde yer alan TCK"nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün "Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki hususlar gözetilerek TCK"nun 53/1-2-3. maddesinin tatbikine" şeklinde değiştirilmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 01/10/2018 gününde oybirliği ile karar verildi.