2. Hukuk Dairesi Esas No: 2006/13401 Karar No: 2007/1204
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2006/13401 Esas 2007/1204 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Bakırköy 2. Aile Mahkemesi'nde görülen bir davada, fiili ayrılığın boşanma nedeni olmadığı ve kadından kaynaklanan maddi bir hadisenin kanıtlanmadığı belirlenmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesi gereğince, boşanmak isteyen tarafın tamamen kusursuz olmasına gerek olmadığı, ancak davalının da az da olsa kusurunun belirlenmesinin kaçınılmaz olduğu vurgulanmıştır. Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa, bu durumun kararı etkilemeyeceği ancak kötüye kullanılmış bir hak olduğunda boşanma kararının verilebileceği ifade edilmiştir. Davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanan nedenlerle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ancak davalıya atf edilebilecek bir kusurun bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulması ve davalının sair temyiz itirazlarının incelenmemesi kararlaştırılmıştır. Kararda Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesi detaylı bir şekilde açıklanmıştır.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Fiili ayrılık başlı başına boşanma nedeni sayılmaz. Toplanan delillerden eşine ağır hakaretlerde bulunan koca ağır kusurludur. Kadından kaynaklanan boşanmayı gerektirir maddi bir hadisenin varlığı kanıtlanmamıştır. *Türk Medeni Kanununun 166.maddesi hükmünü tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlamamak ve değerlendirmemek gerekmektedir.Çünkü böyle bir düşünce, kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki temel hukuk ilkesine aykırı düşer.Diğer taraftan gene böyle bir düşünce tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır. Boşanmayı elde etmek isteyen kişi karşı tarafın hiçbir eylem ve davranışı söz konusu olmadan, evlilik birliğini, devamı beklenmeyecek derecede temelinden sarsar, sonrada mademki birlik artık sarsılmış diyerekten boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir. #Öyle ise Türk Medeni Kanununun 166.maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz yada az kusurlu olmaya gerek olmayıp daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır. *Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır.(TMK.md.166/2)
#Mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki bu sonuca ulaşılması tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir. Bu durumda açıklanan nedenle isteğin reddi gerekirken yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05.02.2007 ( Pzt.)