2. Hukuk Dairesi Esas No: 2017/5884 Karar No: 2019/2607
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2017/5884 Esas 2019/2607 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Boşanma davası sırasında kadın tarafından yoksulluk nafakası talebi reddedilmiştir. Ancak mahkeme kararına yapılan temyizde, kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği ve yeterli geliri olmadığı gerekçesiyle yoksulluk nafakasının takdir edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü ve kişilik haklarına yapılan saldırı gibi faktörler göz önünde bulundurularak takdir edilen maddi ve manevi tazminatın yeterli olmadığı vurgulanarak daha uygun miktarda tazminat takdir edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 174/1 ve 174/2 maddeleri ile hakkaniyet ilkesi ve Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddelerinin dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir.
2. Hukuk Dairesi 2017/5884 E. , 2019/2607 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından yoksulluk nafakası talebinin reddi ve lehine hükmolunan tazminat miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m. 175). Boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının kusurunun bulunmadığı, her ne kadar 1.306 İsviçre Frangı emeklilik geliri olduğu anlaşılıyorsa da; İsviçre’de yaşayan kadının yaşam koşulları ve kazancının yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağının yaşanılan yere ve yaşam koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiği, yine davalı erkeğin 8.900-İsviçre frangı geliri ve adına kayıtlı taşınmazları olduğu da dikkate alındığında; kadının gelirinin asgari yaşam gerekliliklerini karşılayacak düzeyde ve yeterlilikte olmadığı, kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır. O halde, kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak isteğin reddi doğru görülmemiştir. 2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu"nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu"nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 12.03.2019 (Salı)