6. Hukuk Dairesi Esas No: 2021/679 Karar No: 2021/1047 Karar Tarihi: 21.10.2021
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/679 Esas 2021/1047 Karar Sayılı İlamı
6. Hukuk Dairesi 2021/679 E. , 2021/1047 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup rücuen alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekilince yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Dava, davacı ile davalı ... arasındaki eser sözleşmesinin ifası sırasında dava dışı üçüncü kişi Necati Eraslan’ın 21.09.2005 tarihinde kaya ıslahı yapım işi sırasında iki kayanın arasına sıkışarak iş kazası sonucunda vefat ettiği, müteveffanın mirasçıları tarafından Yozgat Valiliği Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü ve davalılar aleyhine Ankara İş Mahkemesinde açılan maddi ve manevi tazminatın ödenmesi üzerine genel hükümlere istinaden açılmıştır. Davacı eser sözleşmesine dayalı olarak rücuen tazminat isteminde bulunmaktadır. Sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu"nun 126/IV. maddesi gereğince yüklenicinin kasıt veya ağır kusuru ile akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş ve bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir iş meydana getirmiş olması sebebiyle açılacak davalar hariç olmak üzere eser sözleşmesinden doğan bütün davalar 5 yıllık zamanaşımı süresine tâbidir. Haksız fiil davalılar ile dava dışı ....’ın ölüm olayı bakımından söz konusu olup taraflar arasında haksız fiile dayalı bir ilişki ve sorumluluk söz konusu değildir. Zamanaşımı süresinin başlangıcına gelince; 818 Sayılı Borçlar Kanunu"nun 128. maddesindeki düzenlemeye göre zamanaşımı alacağın muaccel olduğu tarihte işlemeye başlar. Alacağın muacceliyeti bir ihbar yapılmasını gerektirir ise zamanaşımı bu ihbarın yapıldığı günden itibaren işler. Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde bir talep hakkı olduğundan, alacaklıyı tatmin eden kişi alacaklının hakkından bağımsız kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı dava dışı alacaklıya tazminatın ödendiği tarihten itibaren başlayacaktır. Bu durumda 05.08.2010 ödeme tarihine göre, 07.02.2013 ıslah tarihinde 818 sayılı Borçlar Kanunu"nun 126/IV. maddesindeki 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından mahkemece ıslaha karşı zamanaşamı def"i reddedilip karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın ıslah edilen kısım yönünden zamananaşımından reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 21/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.