Güveni kötüye kullanma suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü; 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin (1), (2) ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi"nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve E.2014/140, K.2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden koşulları oluşması halinde infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Katılan şirketin alacağı nedeniyle haczine karar verilen malların sanığın sorumlusu olduğu yeddieminlik deposuna teslim edildiği, 07/05/2009 tarihinde satış istendiği ve 15/04/2010 tarihinde malların bulunduğu depoya teslim edilmesi için gidildiğinde malın bulunmadığının tespit edildiği ve teslim edeceğini söyleyerek tutanağı imzaladığı, 28/04/2010 tarihinde ise yapılan kontrolde depoyu boşaltarak gittiği ve malları teslim etmediği olayda; eylemin 5237 sayılı TCK"nın 289. maddesinde düzenlenen muhafaza görevini kötüye kullanmak suçunu oluşturacağı gözetilmeden sanık hakkında TCK 155/2. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması, Kabule göre; 1- 5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin (1), (2) ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi"nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve E.2014/140, K.2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden bu yönde de değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, 2- Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek fazla ceza tayini, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi gereğince halen uygulanmakta olan1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,19/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.