15. Ceza Dairesi Esas No: 2014/5677 Karar No: 2016/8755 Karar Tarihi: 17.11.2016
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma - Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2014/5677 Esas 2016/8755 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sanık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkum olmuştur. Olay, suça konu aracın satılmasıyla ilgilidir. Hüküm, sanığın cezasını içermekte ancak eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle verilmiştir. Kararda, suça konu olan aracın akıbeti, sanığın suç işleme kastıyla hareket etme durumu gibi konuların belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Kanun maddeleri ise şu şekildedir: TCK 155/2, 62/1, 58/6-7, 53/1. TCK 155/2, sanığın hapis cezası yanında adli para cezasına da hükmedilmesini gerektirirken, TCK 58/7, tekerrüre esas sabıkası bulunmayan sanık hakkında mükerrirler hakkındaki infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasını öngörür.
15. Ceza Dairesi 2014/5677 E. , 2016/8755 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : TCK"nın 155/2, 62/1, 58/6-7, 53/1 maddeleri gereğince mahkumiyet
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Müşteki ... adına kayıtlı olan suça konu kamyonun, 27.05.2005 tarihinde... İlçesinde trafik kazasına karıştığı, kaza sonrasında 03.04.2006 tarihinde kazalı kamyonun trafik polisi olan kamu görevlilerince tutanak ile ... İlçesinde otopark işi yapan sanığa teslim edilmesine rağmen sanığın, söz konusu kamyonu satmak suretiyle atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda; suça konu kamyonun hasarlı olarak sanığın işlettiği otoparka 03.04.2006 tarihinde teslim edildiği ve şikayet tarihine kadar söz konusu aracın akıbetinin katılan tarafından araştırılmadığı anlaşılmakla; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi amacıyla, suça konu aracın sanığın işlettiği otoparka sanık tarafından herhangi bir şekilde otopark ücreti alınıp alınmadığı yine araç üzerinde haciz kararı bulunup bulunmadığı net bir şekilde belirlendikten sonra sanığın suç işleme kastıyla hareket edip etmediği karar yerinde tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmeyerek eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 1-03.04.2006 olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında 27.05.2005 olarak yanlış yazılması, 2-Sanık hakkında TCK"nın 155/2. maddesi gereğince hapis cezası yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3-Tekerrüre esas sabıkası bulunmayan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK"nın 58/7. maddesi gereğince mükerrirler hakkındaki infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi, 4-5237 sayılı TCK"nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, CMK"nın 326/son maddesi gereğince sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 17.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.