Dolandırıcılık suçundan suça sürüklenen çocuğun beraatına ilişkin hüküm, o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; 06/12/2007 tarihinde suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 13/12/2007 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde 06/03/2009 tarihinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle suça sürüklenen çocuğun yargılanarak mahkumiyetine karar verildiği ve mahkumiyet hükmünün kesinleştiği belirlenerek yapılan incelemede; Suç tarihi itibariyle 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, TCK"nın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerine göre hesaplanan 5 yıl 4 aylık zamanaşımının, suça sürüklenen çocuğun sorgusunun yapıldığı 25/11/2007 tarihinde kesildiği ve 13/12/2007 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar ile durduğu, ancak deneme devresinde 06/03/2009 tarihinde işlenen ikinci suç ile birlikte tekrar işlemeye başladığı ve temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09/02/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.