Hırsızlık - mala zarar verme - Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2013/3110 Esas 2014/1217 Karar Sayılı İlamı

Abaküs Yazılım
13. Ceza Dairesi
Esas No: 2013/3110
Karar No: 2014/1217
Karar Tarihi: 20.01.2014

Hırsızlık - mala zarar verme - Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2013/3110 Esas 2014/1217 Karar Sayılı İlamı

Özet:

Mahkeme, Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin verdiği hırsızlık ve mala zarar verme suçları için verilen mahkumiyet hükmünü incelerken, sanığın temyiz başvurusu üzerine sürenin başlangıcı ve yönteminin gösterilmemesi nedeniyle bildirimin eksik olduğu kabul edildi. Ancak, hükmün yoklukta verildiği durumlarda temyiz süresinin, sanığın usulüne uygun olarak hükmü öğrenmesi ile işlemeye başlayacağı ve kanun yolunun veya mercide yanılgının başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağı belirtilerek, sanığın temyiz isteğinin kabul edildiği vurgulandı. Bu nedenle, Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ek kararına karşı yapılan temyiz isteminin reddine dair hüküm tebliğnameye aykırı olarak onandı. CMUK'nun 310. ve 317. maddeleri bu kararda geçen kanun maddeleridir.
13. Ceza Dairesi         2013/3110 E.  ,  2014/1217 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
    HÜKÜM : Mahkumiyet

    Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
    Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 26.03.2013 tarih ve 201211-1312 esas, 2013/99 sayılı kararında açıklandığı üzere, her ne kadar kararda başvurulacak kanun yoluna ilişkin bildirimde, sürenin başlangıcı ve yönteminin gösterilmemesi nedeniyle bildirimin eksik olduğu, bu durumun eski hale getirme nedeni olarak kabulü ile temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı ileri sürülebilirse de, yoklukta verilen hükme ilişkin olarak temyiz süresinin, sanığın bu hükmü usulüne uygun olarak öğrenmesi yani tebliğle işlemeye başlayacağı, yine kabul edilebilir bir kanun yolu başvurusunda kanun yolunun veya mercide yanılgının, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağı, bu hâlde başvurunun yapıldığı merci tarafından, başvurunun derhâl görevli ve yetkili merciye gönderilmesi gerektiği açık olduğundan, bildirimde ayrıca sürenin başlangıcına ve yöntemine yer verilmemesinin, sanık açısından kanun yolu süresinin tebliğ ile işlemeye başlayacağı gerçeğini değiştirmeyeceği, kaldı ki sanık tarafından süresinden sonra verilen temyiz dilekçesinde, bu ifadenin sanığı temyiz süresinin başlangıcı konusunda yanılgıya düşürdüğüne ilişkin bir iddiada da bulunmadığı gözetilerek, sanığın CMUK"un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 14.05.2010 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, sanığın Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 02.06.2010 tarih 2008/306 karar sayılı ek kararına karşı yaptığı temyiz isteminin CMUK"un 317 maddesi uyarınca reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan temyiz isteminin reddine dair hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 20.01.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.




















    Bu web sitesi, sisteminin bir üyesidir.