2. Hukuk Dairesi Esas No: 2020/1532 Karar No: 2020/2697
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2020/1532 Esas 2020/2697 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davalı erkeğin tüm itirazları reddedilen boşanma davasında, davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası miktarları yetersiz bulunarak karar bozuldu. Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 50. ve 51. maddeleri hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda tazminat takdiri yapılması gerektiği belirtilirken, nafaka miktarının ise tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine ve günün ekonomik koşullarına göre belirlenmesi gerektiği vurgulandı. Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolunun açık olduğu belirtildi. Kanun maddeleri: Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi, 174/1 ve 174/2. maddeleri; Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddeleri.
2. Hukuk Dairesi 2020/1532 E. , 2020/2697 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma karan gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı erkeğin tüm, davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yersizdir. 2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yaranna takdir edilen maddi ve manevi tazminat az olup, bozma ilamının amacına uygun bulunmamıştır. Türk Medeni Kanunu"nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu"nun 50. ve 51. maddeleri hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. 3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası az olup, bozma ilamının amacına uygun bulunmamıştır. Mahkemece, Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykındır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerinde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 267.80 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08.06.2020 (Pzt.)