1)Şikayetçi vekilinin, sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; Şikayetçi kurum vekiline duruşma gün ve saatini bildirir davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, duruşmaya katılmadığı gibi dilekçe ile de katılma talebinde bulunmadığından, sanık ... yönünden katılan sıfatını kazanmadığı ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, şikayetçi vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2)Katılan vekilinin, sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesine gelince; Bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, sanığa yüklenen "mühür bozma" suçunun Kanun"daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK"nin 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 24.05.2010 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, davanın düşmesi yerine beraat hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun"un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK"nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 18.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.