Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20/10/2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden; aynı suçtan yargılanan ve baba oğul olan sanık ... ve suça sürüklenen çocuk .... arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğu anlaşıldığı halde, ayrı ayrı müdafiler yerine savunmalarının aynı müdafi tarafından yaptırılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 38 ve 5271 sayılı CMK"nin 152. maddesine aykırı davranılması, Yasaya aykırı ve sanıklar, suça sürüklenen çocuk, katılanlar ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...hakkındaki hükümlerin öncelikle bu nedenle, diğer hükmün ise irtibat nedeniyle tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, dosyanın Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18/02/2020 gününde oy birliği ile karar verildi. 18/02/2020 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı ..."ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukat ..."in yokluğunda 20/02/2020 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.