18. Ceza Dairesi 2015/16934 E. , 2016/4525 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanunun 5. maddesi ile yapılan değişiklikle, 5237 sayılı TCK"nın 50/6. madde ve fıkrasında yer alan “yaptırım” ibaresinin tedbir olarak değiştirilip, 5275 sayılı Kanunun 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, para cezasının ödenmemesi halinde, hapse çevrileceğinin sanığa ihtar edilmesi,
Kanunu aykırı, sanık ..."ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, ancak; bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, tebliğnameye uygun olarak 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK"nın 322. maddesi uyarınca hükümlerden “5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 50/6. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasından çevrilen adli para cezasının, hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz (30) gün içinde ödenmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, adli para cezasına çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin sanığa ihtarına (karar tebliği ile ihtar edilmiş sayılacaktır.” ibarelerinin çıkarılması biçiminde HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanığın tehdit eyleminden kurulan hükme yönelik temyize gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir,
Ancak,
1-Katılanların, bir iş yerinin camlarının bir şahıs tarafından kırıldığı ve olay yerinden uzaklaştığı ihbarı üzerine civarda araştırma yaptıkları sırada sanık ve arkadaşından şüphelenip kimlik kontrolü yapmak istedikleri, sanığın kimlik ibraz edememesi üzerine kendisinin polis merkezine götürüleceğini söylediklerinde ben adamı öldürürüm diyerek katılanları tehdit etmesi eyleminin görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturacağı düşünülmeden eylemin tehdit suçunu oluşturduğundan bahisle hüküm kurulması,
2- 01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Kanunun 5. maddesi ile yapılan değişiklikle, 5237 sayılı TCK"nın 50/6. madde ve fıkrasında yer alan “yaptırım” ibaresinin tedbir olarak değiştirilip, 5275 sayılı Kanunun 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, para cezasının ödenmemesi halinde, hapse çevrileceğinin sanığa ihtar edilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık ..."ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden (tebliğnamedeki isteme aykırı olarak) HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK"nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09/03/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.