2. Hukuk Dairesi Esas No: 2015/12674 Karar No: 2016/2970
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2015/12674 Esas 2016/2970 Karar Sayılı İlamı
2. Hukuk Dairesi 2015/12674 E. , 2016/2970 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa, bilinen en son adresinde yapılır (Teb. K. m. 10/1). Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır (Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliği m. 16/1). Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya bu adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adres olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Başkaca adres araştırması yapılmaz (Teb. K. m. 10/2. Yönetmelik m. 16/2). Bu hükümlere göre, dava dilekçesi, davalının dava dilekçesinde gösterilen adresine tebliğ için gönderilmeli, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya bu adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine çıkarılmalıdır. Bilinen son adreste tebligatın yapılamadığı veya bu adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan doğrudan muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebligat yapılamaz. Davacı, dava dilekçesinde davalının adresini göstermiştir. Tebliğ isteyenin dilekçesinde gösterdiği bu adrese dava dilekçesi tebliğ edilememiş ve davalı taşındığından iade edilmiştir. 05.11.2014 tarihli öninceleme ve 26.01.2015 tarihli tahkikat duruşma günü bildiren çağrı davetiyeleri ise davacının da adresi olan ve tebligat zarfında adresin "adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu" belirtilmek suretiyle Tebligat Kanununun 21. maddesinin (2.) fıkrası uygulanarak evrakın muhtara teslim edilmesi suretiyle tebliğ edildiği görülmektedir. Bu haliyle dava dilekçesi davalıya tebliğ edilememiş, öninceleme ve tahkikat günü bildirir çağrı davetiyeleri ise usulsüz olarak tebliğ edilmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmadan, açıklamada bulunma, bu çerçevede savunmalarını ileri sürme ve ispat hakkı tanınmadan yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması davalının hukuki dinlenilme hakkını (HMK m. 27) ihlal etmiştir. Hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 18.02.2016 (Prş.)