1. Sanığın, sahte olarak düzenlettiği bankacılık işlemleri sözleşmesini kullanmak suretiyle, özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi için; suça konu bankacılık sözleşmesini düzenleyen banka görevlisi tanık olarak dinlenerek, kendisine, suça konu sözleşmenin kimin müracaatı üzerine ve ne şekilde düzenlendiğinin sorulması; Girişim Varlık Yönetimi A.Ş.nin 23.09.2013 tarihli cevabî yazısı ekinde gönderilen ve şikâyetçi Navruz Cengiz’in kimlik bilgilerini içeren nüfus cüzdanı fotokopisindeki fotoğrafın şikâyetçiye ait olup olmadığının araştırılması; şikâyetçinin, suça konu sözleşme düzenlenmeden önce sözleşmenin düzenlenmesine açık veya zımni rızasının bulunup bulunmadığının tartışılması; sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Kabule göre de; a) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b) 13.09.2007 olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında 06.02.2013 olarak yanlış yazılması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 09.10.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.