Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma - Silahlı terör örgütüne üye olma - Anayasayı ihlal - Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme - Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme - Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2019/1536 Esas 2019/3785 Karar Sayılı İlamı

Abaküs Yazılım
16. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/1536
Karar No: 2019/3785
Karar Tarihi: 30.04.2019

Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma - Silahlı terör örgütüne üye olma - Anayasayı ihlal - Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme - Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme - Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2019/1536 Esas 2019/3785 Karar Sayılı İlamı

 

 

16. Ceza Dairesi         2019/1536 E.  ,  2019/3785 K.

  •  


"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Cebir tehdit veya hile kullanarak kiÅŸiyi hürriyetinden
yoksun kılma, Silahlı terör örgütüne üye olma,
Anayasayı ihlal, Türkiye Büyük Millet Meclisini
ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını
engellemeye teÅŸebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti
hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini
yapmasını engellemeye teÅŸebbüs etme
Hüküm : 1)Sanıklar ... ve ...
hakkında; tüm suçlarından ayrı ayrı verilen beraat
kararına yönelik istinaf baÅŸvurusunun esastan reddi,
2)Sanıklar ..., ve ...
hakkında;
a-)TCK"nın 309/1, 53, 58/6-9, 63, 3713 sayılı Kanunun
3-5/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına
yönelik istinaf baÅŸvurularının esastan reddi,
b-)TCK"nın 109/2, 109/3-a,b,c, 53, 58/6-9, 3713 sayılı
Kanunun 3-5/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet ve
TCK’nın 54. maddesi uyarınca müsadere kararına
yönelik istinaf baÅŸvurularının esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; temyiz edenin sıfatı bakımından 477 sayılı Kanun ile bazı Kanunlarda deÄŸiÅŸiklik yapılması hakkındaki 698 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile BaÅŸbakanlık kurumuna yapılacak tüm atıfların CumhurbaÅŸkanlığı kurumuna yapılacağı göz önünde bulundurularak, baÅŸvurunun süresi, kararın niteliÄŸi ve temyiz sebebine göre takdiren duruÅŸmasız olarak yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜÅžÜLÜP DÜÅžÜNÜLDÜ:
1-)Bir kısım sanıklar müdafilerinin duruÅŸmalı inceleme istemlerinin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eÅŸitliÄŸi ve çeliÅŸmeli yargılama ilkesi doÄŸrultusunda, savunmaya yeterli imkanın saÄŸlanması ve bu hakkın etkin ÅŸekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız ÅŸekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile deÄŸiÅŸik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
2-)Katılanlar Türkiye Cumhuriyeti CumhurbaÅŸkanlığı/Türkiye Cumhuriyeti BaÅŸbakanlık vekillerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi vekilinin, ... vekillerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
CMK 237/1 maddesi gereÄŸince, maÄŸdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kiÅŸiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesinde kovuÅŸturma evresinin her aÅŸamasında hüküm verilinceye kadar ÅŸikayetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler. Silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma ve terör örgütüne yardım etme suçları kamu barışına karşı iÅŸlenen suçlardan olup, bu suçların dolaylı maÄŸduru toplumu oluÅŸturan bütün bireyler olmakla birlikte, Ceza Genel Kurulunun 11.04.2000 gün 65-69, 22.10.2001 gün 234/366, 04.07.2006 gün 127-180, 03.05.2011 gün 155/80 ve 05.06.2012 gün 1/519-224 sayılı kararlarında vurgulandığı üzere; davaya katılabilmek için "suçtan zarar görme"nin gerektiÄŸi, bu kavram yasada açıkça tanımlanmamış ise de, yerleÅŸik uygulamaya göre "suçtan doÄŸrudan doÄŸruya zarar görmüÅŸ bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulanmış, buna baÄŸlı olarak dolaylı veya olası zararların davaya katılma hakkı vermeyeceÄŸi kabul edilmiÅŸtir.
Sanıklara yüklenen suçların niteliÄŸi itibariyle suçtan doÄŸrudan doÄŸruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan Milli Savunma Bakanlığının tüm suçlardan; Türkiye Büyük Millet Meclisinin Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teÅŸebbüs etme ve Anayasayı ihlal suçu suçları dışındaki; Türkiye Cumhuriyeti CumhurbaÅŸkanlığı/Türkiye Cumhuriyeti BaÅŸbakanlık’ın ise Anayasayı ihlal ve Hükümete karşı suç dışındaki diÄŸer suçlardan davaya katılmalarına iliÅŸkin verilen karar hukuki deÄŸerden yoksun olup temyize hak vermeyeceÄŸinden katılanlar vekillerinin temyiz taleplerinin CMK"nın 296/1. maddesi gereÄŸince REDDİNE,
3-)Sanıklar ...,ve ... hakkında kurulan hükümlere karşı katılan ... Cumhuriyeti CumhurbaÅŸkanlığı/Türkiye Cumhuriyeti BaÅŸbakanlık vekillerinin ve sanık ... ile sanıklar müdafilerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından iÅŸin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluÅŸtuÄŸu duruÅŸma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriÄŸine göre yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında TCK"nın 311. maddesinde düzenlenen yasama organına karşı suç ve TCK"nın 312. maddesinde düzenlenen hükûmete karşı iÅŸlenen suçlardan dolayı 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken fikrî içtima hükümlerine göre eylemin tek suç oluÅŸturacağı kabul edilerek yazılı ÅŸekilde uygulama yapılması sonuca etkili görülmediÄŸinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıkların üyesi bulundukları silahlı terör örgütünün Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüÄŸü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine baÅŸka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teÅŸebbüs amacına yönelik olarak vahamet arz eden eylemleri gerçekleÅŸtirdiÄŸi, sanıkların sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun iÅŸlenmesi doÄŸrultusundaki örgütsel baÄŸlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüÄŸe göre amacı gerçekleÅŸtirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduÄŸu belirlenip, kovuÅŸturma sonuçlarına uygun ÅŸekilde vasfı tayin edilmiÅŸ, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiÅŸ, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde eleÅŸtiri nedeni ile aÅŸağıdaki husus dışında bir isabetsizlik görülmemiÅŸ olduÄŸundan, katılan ... Cumhuriyeti CumhurbaÅŸkanlığı/Türkiye Cumhuriyeti BaÅŸbakanlık vekillerinin ve sanık ... ile sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediÄŸinden CMK’nın 302/1. maddesi gereÄŸince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
Örgüt mensubu olduÄŸu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 maddesi gereÄŸince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiÅŸ, Türkiye Cumhuriyeti CumhurbaÅŸkanlığı/Türkiye Cumhuriyeti BaÅŸbakanlık vekillerinin ve sanık ... ile sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüÅŸ olduÄŸundan hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK"nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduÄŸundan, hükmün 3-A fıkrasının 7. paragrafındaki ve 3-B fıkrasının 8. paragrafındaki "yollamasıyla 58/6 maddesi” ibarelerinin çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4-)Sanıklar ... ve ... hakkında tüm suçlarından kurulan beraat hükümlerine karşı Türkiye Cumhuriyeti CumhurbaÅŸkanlığı/Türkiye Cumhuriyeti BaÅŸbakanlık vekillerinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından iÅŸin esasına geçildi;
Cebir, tehdit veya hile kullanarak kiÅŸiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun katılanı olan ...’in usulüne uygun yapılan tebligata raÄŸmen hükmü temyiz etmediÄŸi anlaşılmakla; Türkiye Cumhuriyeti CumhurbaÅŸkanı ...’ın ve Türkiye Cumhuriyeti BaÅŸbakanlık’ın Anayasayı ihlal suçu dışındaki diÄŸer suçlardan temyiz hakkı olmadığından, sanıklar hakkında Anayasayı ihlal suçundan kurulan beraat hükmü ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
Vicdani kanının oluÅŸtuÄŸu duruÅŸma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriÄŸine, oluÅŸ ve dosya kapsamına göre; Genel darbe planı ve...özelinde Anadolu yakasında... Tugay Komutanlığında, Avrupa yakası için ... Piyade Tugay Komutanlığında yapılan planlamalar doÄŸrultusunda, çok sayıda personelin zırhlı araç, tank, ZPT ve diÄŸer askeri araçlarla FSM Köprüsü, BoÄŸaziçi Köprüsü, Üsküdar Çevik Kuvvet,...,... Ordu Karargahı, Sabiha Gökçen Havalimanı,... Köprüsü gibi bölgelere sevk edildikleri, darbe giriÅŸiminin 15.07.2016 günü fiilen baÅŸlatıldığı saat: 21:00- 22:00 sıralarında askeri personelin ve araçların görevlendirilen bölgelere intikal etmek üzere kışladan çıkış yaptıkları, kalkışma sırasında organize olmak, emir ve talimatları iletmek ve görev yerlerindeki son durum hakkında bilgi aktarımı yapmak amacıyla Kurmay Albay ...’nin talimatları doÄŸrultusunda Kurmay Binbaşı ... tarafından "YURTTA SULH" adında WhatsApp Grubu kurularak darbe giriÅŸiminin...ayağında görevlendirilen ve toplantılara katılanların da bulunduÄŸu rütbelilerin bu gruba eklendiÄŸi, ...’nin ...’dan bu gruba dahil olduÄŸu ve "özellikle halk üzerinde baskı kurmak ve mukavemet edenlerin dirençlerini kırmak amacıyla halk üzerine ateÅŸ edilmesi” yönünde emir ve talimatlar gönderdiÄŸi, WhatsApp Grubunda ayrıca... Ordu komutanı ile İl Emniyet Müdürünün enterne edilmeleri ve l"nci Ordu 2"nci sınıf Askeri Cezaevine (Maltepe) kapatılmaları gerektiÄŸine iliÅŸkin yazışmaların yapıldığı, bu yazışmalar arasında ... Cezaevine misafir gidiyor. Karşılansın." ÅŸeklinde ibarelerin bulunduÄŸu, sanık ..."ün de YURTTA SULH" adlı WhatsApp Grubuna 15.07.2016 günü saat 21:15 itibariyle dahil olduÄŸu, herhangi bir mesaj yazmadığı ancak 16.07.2016 günü saat 03.17"ye kadar oluÅŸturulan gruptaki yazışmaları takip ettiÄŸi tespit edilmiÅŸtir.
Davanın sanıklarından ..."ün darbe kalkışması öncesinde... Tugay Komutanlığında gerçekleÅŸtirilen toplantılarda darbe kalkışmasının bir parçası olarak, kalkışmaya katılmayacakları ya da karşı faaliyette bulunacakları deÄŸerlendirilen üst rütbeli asker kiÅŸilerin ne ÅŸekilde etkisiz hale getirilecekleri ve nerede alıkonulacakları hususlarında alınan kararlar, yapılan planlama ve görevlendirmeler uyarınca... Ordu Komutanlığı 2"nci Sınıf Askeri Ceza ve Tutukevinin kontrol ve denetim altına alınması, derdest edilenlerin buraya konulmaları ve muhafaza altına alınmaları faaliyeti ile görevlendirildiÄŸi, bu görevlendirmeye uygun olarak hareket eden sanık ..."ün bir gün öncesinde ve olay günü 12.07.2016 - 03.08.2016 tarihleri arasında izinli bulunan sanık ..."ı telefonla arayarak iznini kesip göreve baÅŸlaması için talimat verdiÄŸi; izinde olmasına raÄŸmen sanık ...’nın saat 21.55 sıralarında, sanık ...’nın ise saat 21.30 sıralarında birliklerine intikal edip sanık ..."ün emrine girdikleri; olay tarihinden bir gün öncesi Cezaevi Müdürünü ziyaret etme bahanesiyle yanında sanık ... olduÄŸu halde cezaevine gittiÄŸi, gitmeden önce sanık ..."dan ziyaret sırasında cezaevi binasının durumuna iliÅŸkin gözlem yapmasını istediÄŸi; 15.07.2016 günü sanıklar ..., ... ve ..."nın silahlı olarak cezaevi nizamiyesinden giriÅŸ yaptıkları, giriÅŸ merdivenlerinden çıkarak iç hol kısmına geçtikleri, burada cezaevinde olay günü nöbetçi olan ve mahkemece tanık olarak beyanları alınan Asb. ... ve Uzm. ÇvÅŸ. ... ile konuÅŸtukları, ...’ün Asb. ... ve Uzm. ÇvÅŸ. ..."a hitaben “Cezaevinde bulunan tüm mahkumları bir koÄŸuÅŸa toplayın, TSK yönetime el koydu, derdest edilen komutanlar, sivil bürokratlar gelecek" ÅŸeklinde talimat verdiÄŸi, sanık ..."ya cezaevi görevlilerinin verilen görevi yapmamaları durumunda onları tutuklama ve hatta mukavemet göstermeleri halinde vurma emri verdiÄŸi, birlikte yasaya aykırı ÅŸekilde kamu binasının ve kamu görevlilerinin denetim ve kontrol altına alınması amacıyla faaliyet gösterdikleri, ceza ve tutukevi personeline baskı yaparak koÄŸuÅŸlarda bulunan tutukluların tamamının tek bir koÄŸuÅŸta toplanmalarını ve diÄŸer koÄŸuÅŸların o gece etkisiz hale getirilmesi planlanan üst rütbeli asker ve üst düzey sivil kamu görevlilerinin muhafazası için boÅŸaltılmasını saÄŸladıkları, saat 22.30 sıralarında sanık ...’ın telefonla aradığı katılana "bizzat görmesi gereken önemli bir mesaj olduÄŸunu, sanık ..."nun da yanında olduÄŸunu, gelip kendisini arabayla alacağını" söyleyerek katılanın hileyle amiral konutundan dışarıya çıkmasını saÄŸladığı, firari olması nedeniyle davası ayrılan sanık ... ile sanıklar ..., ... ve ..."ün silahlı vaziyette oldukları halde katılanı derdest ettikleri; araç içerisinde ellerini kelepçeledikleri ve aÄŸzını bantladıkları, hile ve cebir kullanılarak kaçırdıkları katılanı, sanıklar ..., ..., ... ve ...’nın, sanıklardan ..., ... ve ... tarafından yasaya aykırı ÅŸekilde kontrol altına alınan cezaevine saat 22.45 sıralarında getirdikleri, adı geçen sanıklar tarafından hile ve cebir ile derdest edilen katılan Tümamiral ... üzerindeki metal eÅŸyalardan arındırılarak cezaevine alınmış, 16.07.2016 günü saat 02:30’a kadar burada tutulmuÅŸ ve saat 02:30 sıralarında cezaevinden cezaevi müdür yardımcısı ve beraberindeki askerlerin de yardımıyla serbest bırakıldığı olayda;
Sanıklara müsnet suçların unsurları ve özel görünüm ÅŸekilleri, savunmalarında ileri sürülen hukuki kurumlar ile ilgili olarak yapılan açıklamalar, 15 Temmuz 2016 günü ülke genelinde yaÅŸanan olaylar, Bölge Adliye ve İlk Derece Mahkemelerince sübutu kabul edilen somut olay çerçevesinde sanıkların hukuki durumlarının deÄŸerlendirilmesine gelince:
Dairenin 2019/1950-2164 sayılı kararında açıklanığı üzere; Ülke geneli itibariyle ayrıntılarına yer verilen ve derece mahkemelerince sübutu kabul edilen olayın, devletin anayasal düzenini cebir ve ÅŸiddet kullanarak deÄŸiÅŸtirmek amacıyla, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca, iÅŸgal ettikleri kamu görevinin verdiÄŸi yetkiye istinaden tasarruf etme imkânını haiz bulundukları devlete ait silah ve mühimmatı kullanarak gerçekleÅŸtirilen bir silahlı darbe teÅŸebbüsü olduÄŸunda ve bu kalkışmaya iÅŸtirak edenlerin eylemlerinin, 5237 sayılı TCK"nın 309, 311 ve 312. maddelerinde düzenlenen suçları oluÅŸturacağında kuÅŸku yoktur.
Ancak anılan kararın ilgili bölümde açıklandığı üzere; aynı hukuki deÄŸerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun (TCK"nın 309. md.) tüm unsurlarıyla gerçekleÅŸtiÄŸi somut olayda sanıkların ayrıca, Türk Ceza Kanununun 311. ve 312. maddelerinde düzenlenen suçlardan cezalandırılmaları imkânı bulunmamaktadır.
Somut darbe teÅŸebbüsü, TCK"nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doÄŸuran vahim eylemler vasfını aÅŸarak, anayasal düzeni doÄŸrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiÅŸ, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüÄŸünden ve etkinliÄŸinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve baÅŸarısı eÅŸzamanlı, senkronize hareketlere baÄŸlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iÅŸtirak iradesi gereÄŸince ve iÅŸ bölümü doÄŸrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aÅŸamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaÅŸtığında ve elveriÅŸliliÄŸinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müÅŸterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK"nın 37. maddesi kapsamında "doÄŸrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır.
a-)Ertük Murat Cansaran yönünden;
UYAP’ta oluÅŸturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinde yapılan sorgulamada,...30. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/120 esas, 2018/45 karar sayılı dosyasında, ... ve...’ın, sanık hakkında aleyhe beyanda bulundukları görüldüÄŸünden, ifadelerde geçen WhatsApp yazışmaları ile sanıkla ilgili beyanların araÅŸtırılıp varsa aÅŸama ifade tutanaklarının aslı veya onaylı suretleri temin edilmek suretiyle CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruÅŸmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, gerektiÄŸinde mahkemede tanık olarak dinlenmeleri,
b-)... yönünden;
aa-)Yargılama aÅŸamasında dosyada mevcut olan,...Emniyet MüdürlüÄŸünün 11.10.2017 tarihli 2017/30717 sayılı yazısı ile ekinde yer alan Emniyet Genel MüdürlüÄŸünün 18.05.2017 tarih, 22114 sayılı yazısında ‘sanık hakkında, 29.09.2013-05.01.2014 tarihleri arasında 0AKS…..4131 numaralı ankesör hattını operasyonel olarak kullandığı’ yönündeki iddia ve tespitlerin araÅŸtırılarak getirtilmesi,
bb-)Temyiz aÅŸamasında dosyaya geldiÄŸi anlaşılan baÅŸka dosya ÅŸüphelisi Kadir Görmez’in aÅŸama beyanlarının aslı veya onaylı suretleri getirtilerek, gerektiÄŸinde mahkemede tanık olarak dinlenmesi ile,
Sanıklar ... ve ...’nın, kalkışmayı gerçekleÅŸtiren FETÖ/PDY örgütüne mensup olup olmadıkları, örgütsel faaliyet kapsamında iÅŸlenen anayasayı ihlal suçuna iliÅŸkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan önceden haberdar olmak suretiyle darbeye teÅŸebbüs suçuna örgütsel koordinasyon veya iÅŸtirak iradesi ile katılıp katılmadıkları da saptanarak sonucuna göre,
Ayrıca dosya kapsamındaki sair deliller ve olay günü ortaya koydukları davranışlar itibariyle örgütsel faaliyet kapsamında iÅŸlenen anayasayı ihlal suçuna iliÅŸkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teÅŸebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek darbeyi önleme ihtimalini bertaraf etmek maksadıyla Tümamiral ...’in zorla derdest edilerek alıkonulması olayının plan ve organizasyonunun tüm aÅŸamalarında sanıklardan ...’ün yapmış olduÄŸu iÅŸbölümü çevresinde onun emrine girerek yer alan sanıkların, emir ve eylemin suç teÅŸkil ettiÄŸi açıkça belli olmasına raÄŸmen, verilen emir doÄŸrultusunda teçhizatlı ve silahlı olarak, asker ve ZPT araç hazırlatmak, cezaevinde uygun ortamı saÄŸlamak ÅŸeklinde zarar tehlikesi bakımından illi bir deÄŸer taşıdığında kuÅŸku bulunmayan eylemleri ile suçun icrasına iliÅŸkin rollerinin etkin, fonksiyonel katkıları da göz önünde bulundurularak, eylemlerinin zarar tehlikesi açısından ortaya koyduÄŸu katkı-önem derecesine göre, kalkışmayı gerçekleÅŸtiren FETÖ/PDY örgütüne mensup oldukları, örgütsel faaliyet kapsamında iÅŸlenen anayasayı ihlal suçuna iliÅŸkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan önceden haberdar olmak suretiyle darbeye teÅŸebbüs suçuna örgütsel koordinasyon veya iÅŸtirak iradesi ile katıldıkları, bu cümleden olarak anayasayı ihlal suçunun da icra hareketini oluÅŸturan sübutu kabul edilen eylemlerini gerçekleÅŸtirdiklerinin kabulü halinde fiilerinin, “müÅŸterek fail” olarak TCK"nın 37. maddesi delatiyle 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçunu,
Örgütsel faaliyet kapsamında iÅŸlenen bu suça iliÅŸkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan önceden haberdar olmak suretiyle örgütsel koordinasyon içinde katıldıkları saptanamaz ise eylemlerinin zarar tehlikesi açısından ortaya koyduÄŸu katkı-önem derecesine göre, eylemlerinin, "yardım etmek" olarak TCK"nın 39/2-c maddesi delatiyle 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçunu oluÅŸturup oluÅŸturmayacağı tartışılarak, hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiÄŸi gözetilmeden eksik araÅŸtırma ve hatalı deÄŸerlendirme sonucunda oluÅŸa uygun ve hukuki olmayan yetersiz gerekçe ile yazılı ÅŸekilde beraatlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Türkiye Cumhuriyeti CumhurbaÅŸkanlığı/Türkiye Cumhuriyeti BaÅŸbakanlık vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüÅŸ olduÄŸundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüÄŸe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle deÄŸiÅŸik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın...25. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneÄŸinin bilgi için...Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet BaÅŸsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2019 tarihinde oybirliÄŸiyle karar verildi.



 

 

 

Bu web sitesi, sisteminin bir üyesidir.