10. Ceza Dairesi Esas No: 2013/10518 Karar No: 2019/3178 Karar Tarihi: 22.05.2019
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma - Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2013/10518 Esas 2019/3178 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Mahkeme, Sulh Ceza Mahkemesi'nde görülen bir davada sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğunu tespit etmiştir. Mahkeme, sanığa mahkûmiyet ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulamıştır. Ancak, yasa yoluna başvuru süresinin başlangıcının açıkça bildirilmemesi nedeniyle, kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır. Bu sebeple, daha sonra verilen mahkûmiyet kararı hukuki geçerlilikten yoksun bırakılmıştır. Sanığın temyiz isteği kabul edilerek, suç tarihinden itibaren uzatmalı dava zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edilmiştir. Diğer yönleri incelenmeksizin, hüküm bozulmuş ve sanık hakkındaki kamu davası, zamanaşımı nedeniyle düşmüştür. Kararda, Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2. ve 232/6. maddeleri uyarınca; kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca, suç tarihinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı TCK'nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ve 67. maddesinin 4. fıkrası nazara alınarak, öngörülen 12 yıllık uzatmalı dava zamanaşımı süresinin dolduğu ifade edilmiştir. Kanun maddelerinin detaylı ve açıklayıcı şekilde eklenmesi istenmiştir.
10. Ceza Dairesi 2013/10518 E. , 2019/3178 K.
"İçtihat Metni"
Mahkeme :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hükümler : a) Mahkûmiyet ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri b) Hükmolunan cezanın aynen infazı
Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2. ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; sanığın yüzüne karşı verilen 04/03/2008 tarihli mahkûmiyet ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kararın incelemesinde; sanığa tefhim edilen kararda, kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcı bildirilmediğinden, yasa yolu bildiriminin usulsüz olması nedeniyle kararın kesinleşmediği anlaşıldığından, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine verilen 21/02/2013 tarihli sanığın mahkûmiyetine dair kararın hukuki geçerlilikten yoksun olması karşısında; sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 04/03/2008 tarihli ilk karara ilişkin ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Suç tarihinden temyiz incelemesinin yapıldığı tarihe kadar 5237 sayılı TCK’nın 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi ve 67. maddesinin 4. fıkrası nazara alındığında öngörülen 12 yıllık uzatmalı dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından; diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrası ve 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 22/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.