Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma - güveni kötüye kullanma - Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2020/2408 Esas 2020/9825 Karar Sayılı İlamı
Esas No: 2020/2408
Karar No: 2020/9825
Karar Tarihi: 08.10.2020
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma - güveni kötüye kullanma - Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2020/2408 Esas 2020/9825 Karar Sayılı İlamı
15. Ceza Dairesi 2020/2408 E. , 2020/9825 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (deÄŸiÅŸen suç vasfına göre güveni kötüye kullanma)
HÜKÜM : TCK’nın 155/1, 43/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
DeÄŸiÅŸen suç vasfına göre güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine iliÅŸkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereÄŸi düÅŸünüldü;
Sanığa atılı güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile deÄŸiÅŸik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereÄŸince uzlaÅŸma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaÅŸma bürosuna tevdii edildiÄŸi ancak; uzlaÅŸmanın saÄŸlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 155/1. maddesi kapsamında yer alan “Basit güveni kötüye kullanma” suçuna iliÅŸkin olduÄŸu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezası”na iliÅŸkin olduÄŸu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” ÅŸeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuÅŸturma evresine geçilmiÅŸ, hükme baÄŸlanmış veya kesinleÅŸmiÅŸ dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” ÅŸeklinde sınırlama getirilmiÅŸ ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuÅŸturma evresine geçilmiÅŸ...” ibaresine iliÅŸkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasaya aykırı olduÄŸuna ve iptaline karar verildiÄŸi, böylece “kovuÅŸturma evresine geçilmiÅŸ basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiÄŸi anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’da yapılan deÄŸiÅŸikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna iliÅŸkin olduÄŸu, zira CMK’nın 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” ÅŸeklindeki düzenleme gereÄŸi maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doÄŸurmaya elveriÅŸli olduÄŸundan TCK"nın 7. ve CMK’nın 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü" yönünden deÄŸerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiÅŸ, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüÅŸ olduÄŸundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereÄŸince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, 08/10/2020 tarihinde oy çokluÄŸuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ;
Anayasa Mahkemesi 25.06.2020 tarih 20202/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"na 7188 sayılı Kanun"un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan; ..."01.01.2020 tarihi itibariyle kovuÅŸturma evresine geçilmiÅŸ, hükme baÄŸlanmış veya kesinleÅŸmiÅŸ dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz," hükmünün; "...kovuÅŸturma evresine geçilmiÅŸ,..." ibaresinin aynı bentte yer alan "...basit yargılama usulü..." yönünden Anayasa"ya aykırı olduÄŸuna ve iptaline karar verilmiÅŸtir.
Anayasa Mahkemesi"nin iptal kararı sonrası sözü edilen geçici 5. maddenin (d) bendi "01.01.2020 tarihi itibariyle hükme baÄŸlanmış veya kesinleÅŸmiÅŸ dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" ÅŸekliyle varlığını korumaktadır.
7188 sayılı Kanun ile ceza muhakemesi sistemimize basit yargılama usulü adıyla yeni bir düzenleme getirilmiÅŸ olup bu usul 5271 sayılı Kanun"un 251. ve 252. maddelerde düzenlenmiÅŸtir.
Basit yargılama usulü; üst sınırının iki yıla kadar hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar bakımından yazılı savunma esasına dayalı, genel yargılama usulünün tam uygulanmadığı, Cumhuriyet savcısının görüÅŸü alınmadan, duruÅŸmasız olarak evrak üzerinden kararın verildiÄŸi, mahkumiyet kararı verilmesi durumunda sonuç cezada ¼ oranında indirimin öngörüldüÄŸü, kararların itiraza tabi olduÄŸu nevi ÅŸahsına münhasır bir yargılama usulü olarak hukuk sistemimize entegre edilmiÅŸtir.
Kanun koyucu CMK’nın 251. maddenin 1. fıkrasında "… karar verilebilir" ibaresiyle ve yine CMK’nın 251. maddenin 6. fıkrasında " Mahkemece gerekli görülmesi halinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aÅŸamada duruÅŸma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edebilir" ibaresiyle basit yargılama usulünün uygulanmasında takdir ve tercihin hakime ait olduÄŸu vurgusunu yapmıştır.
Ayrıca CMK’nın 250. maddesiyle seri muhakeme usulü düzenleme altına alınmış olup, düzenlemeye göre seri muhakeme usulününün uygulanmasının soruÅŸturma ve kovuÅŸturma ÅŸartı olduÄŸu vurgusu yapılmış, CMK’nın 174/1-c maddesine göre seri muhakeme usulü uygulanmadan açılan iddianamenin iadesine karar verileceÄŸi belirtilmiÅŸtir.
Her iki yasal düzenleme içeriÄŸi birlikte deÄŸerlendirildiÄŸinde; bir kısım suçlar yönünden seri muhakeme usulünün zorunlu olduÄŸu, benzer bir düzenlemeye yer verilmemesi nedeniyle bir kısım suçlar yönünden basit yargılama usulünün hakimin takdir ve tercihine bırakıldığı, yine bir kısım suçlar bakımından hakime basit yargılama usulü seçeneÄŸinin getirildiÄŸi durumlarda dahi taraflardan birinin yada her ikisinin itirazı halinde genel hükümlere göre yargılamaya devam edileceÄŸi belirtilerek basit yargılama usulünün tercih ve takdir edilmemesine iÅŸaret edildiÄŸi açıktır. DuruÅŸma açılarak delil tartışması yapılmış dosyalarda, genel kovuÅŸturma usulünden dönülerek basit yargılama usulünün uygulanmasını istemek genel yargılama usulüne hakim ilkeler gözetildiÄŸinde baÄŸdaşır bir durum deÄŸildir.
Ceza muhakemesinin birincil amacı, maddi gerçeÄŸe ulaÅŸmaktır. Bu amacı tesis etmek bakımından ceza yargılamasında sözlülük, yüz yüzelik, halka açıklık, vicdani kanaatin huzura getirilmiÅŸ ve tartışılmış delillere dayanılarak oluÅŸturulacağı ilkelerine dayanmaktadır. Bu deÄŸiÅŸikliÄŸin yapılmasının gerekçelerinden biri daha çabuk bir yargılama ile “daha önemli” iÅŸlere vakit ayırma imkanın doÄŸması ÅŸeklindeki düÅŸüncedir. Ancak bunu temin etmek bakımından makul sürede yargılanma hakkını gözetmek gerekir. Makul sürede yargılanma hakkı, (duruÅŸmaya ara vermeme) esas itibariyle ÅŸüpheli veya sanık hakkındaki iddiaların makul bir sürede mahkeme tarafından incelenmesini öngören AİHS’nin 6. ve Anayasa’nın 141/4. maddesi ile iliÅŸkili bir ilke olarak, davanın süratle görülmesi ÅŸeklinde anlaşılmalıdır. Karara baÄŸlanmış dosyalar yönünden basit yargılama usülüne dair deÄŸiÅŸiklik nedeniyle dosyaların bozulması yukarıda açıklanan ilkelere de aykırılık teÅŸkil edecek, makul sürede bitirilmeyen, uzayan yargılamalar nedeniyle dosyaların mahkemelerde daha çok birikmesine neden olacaktır. DiÄŸer taraftan, temyiz davasına konu edilen hükümlerin sübut ve hukuka uygunluk denetimi yapılmadan sadece mahkumiyet hükmüne dayanılarak sair yönler ile incelenmeden bozulması makul sürede yargılanma ilkesi ile de baÄŸdaÅŸmamaktadır.
Ceza Muhakemesi Hukukuna iliÅŸkin yasaların zaman bakımından uygulanmasında geçerli prensip‚ "derhal uygulama" kuralıdır. Bu kural ile her iki yasaya uygulama alanı tanınmakta, eski yasa zamanında tamamlanmış usuli iÅŸlemler geçerliliÄŸini korumaktadır. Henüz tamamlanmamış, usuli iÅŸlemlerin ise usül yasalarındaki deÄŸiÅŸikliÄŸin derhal uygulanması gerektiÄŸine dair ilke gereÄŸince devam eden iÅŸlemler bakımından uygulanması gerekmektedir. Basit yargılama usulünün, CMK’da düzenlenen bir ceza muhakemesi kurumu olduÄŸu, bu nedenle lehe ya da aleyhe deÄŸerlendirilmesi yapılmaksızın derhal uygulanma ilkesine tabi olduÄŸu aÅŸikardır. Anayasa Mahkemesi"nin iptal kararı uyarınca mevcut dosyanın çekiÅŸmeli yargı sürecinden geçtiÄŸi gözardı edilerek salt ceza indirimi öngörüldüÄŸü gerekçesiyle‚ "derhal uygulanma" prensibine aykırı olarak hükme baÄŸlanmış dosyalar yönünden bozulması mümkün deÄŸildir.
Kanun koyucu CMK’nın 251 ve 252 . maddelerinin uygulanması bakımından 7188 sayılı yasanın 31. maddesi ile getirilen geçici 5. maddesi ile;
1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla;
d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla "kovuÅŸturma evresine geçilmiÅŸ, "hükme baÄŸlanmış veya kesinleÅŸmiÅŸ dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz. "geçici hükmünü getirerek yasanın yürürlük tarihi ve dosyaların aÅŸamaları gözetilerek bir sınırlama yapmıştır. Anayasa Mahkemesi tarafından geçici 5. maddede "kovuÅŸturma evresine geçilmiÅŸ " ibaresinin iptali yoluna gidilmiÅŸ," hükmen baÄŸlanmış veya kesinleÅŸmiÅŸ dosyalarda" ibaresi dava konusu olmasına raÄŸmen, baÅŸvuruda bulunan mahkemenin bakmakta olduÄŸu davada uygulanma imkanı bulunmadığından yetkisiz olduÄŸundan bahisle talebi ret etmiÅŸtir.
Anayasa Mahkemesi"nin iptal kararı sonrası sözü edilen geçici 5. maddenin (d) bendi "01.01.2020 tarihi itibariyle hükme baÄŸlanmış veya kesinleÅŸmiÅŸ dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" ÅŸekliyle varlığını koruduÄŸuna göre; bozmaya konu yerel mahkeme kararının Anayasa Mahkemesi"nin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan, 25/06/2020 tarih, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararından önce verildiÄŸi, bir diÄŸer ifade ile hükme baÄŸlanmış bir dosya olduÄŸu, CMK’nın geçici 5. maddesi uyarınca hükme baÄŸlanmış dosyalarda yasa gereÄŸi basit yargılama usulünün uygulanamayacağı, Anayasa Mahkemesi"nin iptal kararının hükme baÄŸlanmış dosyaları kapsamadığı, basit yargılama usulünün soruÅŸturma ve kovuÅŸturma ÅŸartı olmadığı gibi mahkemenin takdirine baÄŸlı bir yargılama usulü olduÄŸu, Anayasa Mahkemesi kararlarının maddi ceza hukukunu ilgilendiren kısımları bakımından geriye yürütülerek uygulanması mümkün ise de, usul kurallarının derhal uygulanma prensibi dikkate alındığında yürürlük tarihi itibariyle usule uygun hükme baÄŸlanmış kararlar için kanunun deÄŸiÅŸiklik gerekçesi de gözetildiÄŸinde bozma yapılmasının mümkün olmadığı, temyize konu dosyanın esasına girilerek inceleme yapılması gerekirken, usul yönünden sair yönleri incelenmeksizin bozma yapılması gerektiÄŸi yönündeki sayın çoÄŸunluÄŸun görüÅŸüne katılmamaktayım.
