10. Ceza Dairesi Esas No: 2019/2073 Karar No: 2019/6931 Karar Tarihi: 01.11.2019
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma - Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2019/2073 Esas 2019/6931 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Cizre 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen karar, sanıklar Hüseyin ve Bedirhan'ın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması nedeniyle mahkum edildiği ve sanık ...'ın da aynı suçtan yargılandığı belirtiliyor. Sanıkların adli sicil kayıtları ve UYAP üzerinden yapılan araştırmalar sonucunda, bu suç tarihinden önce aynı suçtan dolayı açılmış başka bir dava nedeniyle verilip kesinleşmiş herhangi bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunmadığı tespit edilmiş. Bu nedenle, 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasının sanıklar lehine uygulanma şartlarının bulunmaması nedeniyle, bu suçtan dolayı ilk olarak doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanan ve bu tedbirin infazı sırasında yükümlülüklerini ihlal eden sanıklar hakkında yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmuş. Sanık ...'ın temyiz isteği ise incelenerek, nüfus kayıt örneğindeki bilgiye göre sanığın öldüğü tespit edilince hakkındaki davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği belirtiliyor. Kanun maddeleri olarak da, 5560 sayılı Yasa ile değişik TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrası, 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrası ve 5237 sayılı TCK'nın 64/1. madd
10. Ceza Dairesi 2019/2073 E. , 2019/6931 K.
"İçtihat Metni"
Mahkeme :CİZRE 3. Asliye Ceza Mahkemesi Suç :Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Hüküm :Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet
Dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 1- Sanıklar Hüseyin ve Bedirhan hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde; Sanıkların tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uymamaları üzerine 5560 sayılı Yasa ile değişik TCK"nın 191. maddesinin 5. fıkrası uyarınca devam edilen yargılamaya sanık ..."in katıldığı, sanık ..."a da usulüne uygun açıklamalı davetiye tebliğ edildiğinden, tebliğnamedeki bu yöne ilişkin görüş benimsenmemiştir. Adli sicil kayıtları ve UYAP üzerinden yapılan araştırmada, sanıklar hakkında, bu suç tarihinden önce, aynı suçtan dolayı açılmış başka bir dava nedeniyle verilip kesinleşmiş herhangi bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunmadığı anlaşıldığından, hükümden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 68. maddesi ile değiştirilen TCK"nın 191. maddesinin 5. fıkrasının sanıklar lehine uygulanma şartlarının bulunmaması nedeniyle, bu suçtan dolayı ilk olarak doğrudan tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanan ve bu tedbirin infazı sırasında yükümlülüklerini ihlal eden sanıklar hakkında yargılamaya devam olunarak hüküm kurulmuş olması, 6545 sayılı Kanunun 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddenin 3. fıkrasına uygun olduğundan, bu husus dikkate alınarak yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıkların ve sanık ...’in vasisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 2- Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde; Hükümden sonra UYAP sistemi üzerinden MERNİS"ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde; sanığın 10/02/2016 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu hususun mahkemece araştırılarak, ölmüş olduğunun tespiti halinde hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK"nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 01/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.